top of page

2020

A Personal Documentation / Kişisel bir Belgeleme

What I have put on this page is the context / framework of a personal creative outcome. My concern for what I see unfolding led me to build something called "Tomorrow," an allegorical world that can be visited in Second Life, or can be followed through images and text on the sister page of this documentation >>>

Bu sayfada belgelediklerimden duyduğum büyük endişe beni bir üretime götürdü. Second Life'da ziyaret edilebilecek allegorik, üç boyutlu bir dünya kurguladım. Bu dünyaya ait resimleri ve eşlik eden yazıları (sadece İngilizce) şurada görebilirsiniz >>>

JFK Address, "The President and the Press," Before The American Newspaper Publishers Association, 27 April 1961. Source page >>>

John F. Kennedy'nin "Başkan ve Basın" adlı konuşmasından bir alıntı. 27 Nisan 1961. Kaynakça >>>

"The very word "secrecy" is repugnant in a free and open society; and we are as a people inherently and historically opposed to secret societies, to secret oaths and to secret proceedings. [] For we are opposed around the world by

a monolithic and ruthless conspiracy that relies primarily on covert means for expanding its sphere of influence--on infiltration instead of invasion, on subversion instead of elections, on intimidation instead of free choice, on guerrillas by night instead of armies by day. It is a system which has conscripted vast human and material resources into the building of a tightly knit, highly efficient machine that combines military, diplomatic, intelligence, economic, scientific and political operations.

Its preparations are concealed, not published. Its mistakes are buried, not headlined. Its dissenters are silenced, not praised. No expenditure is questioned, no rumor is printed, no secret is revealed. It conducts the Cold War, in short, with a war-time discipline no democracy would ever hope or wish to match."

Note: Since the publication of this page I have received emails from several readers who told me that JFK would have been talking about his Cold War adversaries in this speech.

 

My response: This is only an excerpt from a very long speech in which he urges the press to do their jobs properly. Why would he bring up "secret societies and secret oaths" within the context of such a call to duty for journalists? Also, given that he had no qualms about speaking of Communism, the Soviets, or Cuba in the strongest language elsewhere why does he not mention these entities by name even once in this long speech? And yes, in the final sentence here he does talk about the Cold War - however he uses a very specific term as he does so: He says "conduct". Not "fights, "participates in", "engages in", "is a part of", or "is our adversary " or anything like that, but instead he picks the term "conduct" - like the conductor of an orchestra. 

"Özgür ve açık bir toplumda "gizlilik" kelimesi iğrençtir; ve bizler, gizli cemiyetlere, gizli yeminlere ve gizli yargılamalara doğuştan ve tarihsel olarak karşıyız. [] Dünya çapında, etki alanını genişletmek için öncelikle gizli araçlara dayanan yekpare ve acımasız bir komployla karşı karşıyayız - işgal yerine sızmaya, seçimler yerine yıkmaya, gözdağı vermeye dayanan; gündüz ordularına karşın gece gerillaları ile çarpışan bir oluşum. Bu yapı askeri, diplomatik, istihbari, ekonomik, bilimsel ve politik operasyonları birleştiren; iç içe kenetlenmiş, yüksek verimli bir makinenin inşasında geniş insan ve malzeme kaynakları kullanan bir sistemdir.

Hazırlıkları gizlidir, yayınlanmaz. Hataları manşet olmaz, gömülür. Muhalifleri susturulur. Harcamaları sorgulanamaz, hakkındaki söylentiler yayınlanamaz, sırları açıklanamaz. Kısacası, Soğuk Savaş'ı hiçbir demokrasinin asla istemeyeceği bir savaş zamanı disipliniyle yönetir. "

Not: Bu sayfanın yayınından sonra birkaç okuyucudan JFK'nin bu konuşmada Soğuk Savaş düşmanları hakkında konuştuğunu söyleyen e-postalar aldım.

 

Cevabım: Bu alıntı çok uzun bir konuşmadan ve o konuşmanın muhatabı basın. Kennedy basın mensuplarına "görevinizi yapın!" diyor. Soğuk savaş bağlamında böyle bir çağırıyı neden yapsın? Ve neden basının görevleri bağlamında "gizli topluluklar ve gizli yeminler"den bahsetsin? Ayrıca Komünizmden, Sovyetlerden, Küba'dan başka yerlerde en güçlü bir dille konuşmaktan çekinmediği göz önüne alındığında, neden bu oluşumlardan bu uzun konuşmada bir kez bile ismiyle bahsetmiyor? Ve evet doğru, buradaki son cümlede Soğuk Savaş'tan bahsediyor - fakat ancak çok özel bir terim kullanıyor: "Yönetmek"ten bahsediyor. "Katılmak", ""savaşmak", angaje olmak", " bir parçası olmak" , veya benzeri başka bir söz değil, onların yerine "yönetmek" terimini seçiyor. Demek ki kastı soğuk savaşın taraflarının da üstünde olan ve tarafları bir orkestra şefi gibi yöneten bir oluşum bu bahsettiği.

March 2020: A fully developed Covid 19 Road Map, that in some places goes hundreds of layers deep and to which are attached thousands of papers, scientific reports, studies, articles, videos, talks and presentations makes its appearance on the World Economic Forum website, literally within days of the World Health Organization declaring a "pandemic".

____________________

 

Mart 2020: Dünya Sağlık Örgütü'nün "pandemi" ilan ettiği noktadan hemen birkaç gün sonra, bazı yerlerinde yüzlerce katman derine inen; ve binlerce bildiri, bilimsel çalışma, makale, video, konuşma ve sunumun iliştirildiği son derece gelişkin bir Covid 19 Yol Haritası, Dünya Ekonomik Forumu web sitesinde zuhur ediyor. 

wef-map
Play Video
JFK
WEF / DEF

However the remarkable prescience of global players does not end with the WEF Covid 19 Road Map application. Indeed it has a precedent that goes back in time: Roughly 2 months before the Covid 19 crisis broke out in China, the Johns Hopkins Center, the (already above mentioned) WEF and the Bill and Melinda Gates Foundation hosted Event 201, a corona virus pandemic exercise on October 18, 2019, in New York. Having watched all of the videos of the exercise, what particularly struck me was the focus the participants placed on controlling the public narrative. Why? If there is in fact a pandemic and people start seeing deaths and severe illnesses all around them, wouldn't they do exactly as they are told by the health authorities anyway?

https://www.centerforhealthsecurity.org/event201/

Ancak küresel oyuncuların şaşırtıcı öngörüleri WEF Covid 19 Yol Haritası uygulamasıyla bitmiyor. Tersine, 2020 yılı öncesine giden bir öncül bile söz konusu: Çin'de Covid 19 krizinin patlak vermesinden yaklaşık 2 ay önce, Johns Hopkins Hastanesi, 18 Ekim 2019'da New York'ta, yukarıda da adı geçen Dünya Ekonomik Forumu ve Bill ve Melinda Gates Vakfı ile ortaklaşa üst düzey bir korona virüs pandemi egzersizi olan Event 201'e ev sahipliği yapıyor. Egzersizin tüm videolarını izledikten sonra, beni düşünceye sevk eden şey, katılımcıların kamusal anlatının kontrolüne olan aşırı odaklanmalarıydı. Neden? Gerçekte bir pandemi varsa ve insanlar etraflarında ölümler ve ağır hastalıklar görmeye başlarlarsa, sağlık yetkililerinin söylediklerini yapmazlar mı zaten? 

https://www.centerforhealthsecurity.org/event201/

Which brings me to the founder and CEO of the WEF, Klaus Schwab and his book "Covid 19, The Great Reset", which I cannot say that I have read cover to cover given how uninspiring a text it is. I have however dipped into it quite a bit and there are two sentences in this ramble that stand out in their shamelessness: "at a global level, if viewed in terms of the percentage of the global population effected, the corona crisis is (so far) one of the least deadly pandemics the world has experience over the last 2000 years." (Page 187) is the first of these when listed by level of shamelessness. The second (no less brazen) appears on page 107 where it is stated that "the amount by which global carbon dioxide emissions have fallen during the severe lockdowns in Spring 2020 (8%), is rather disappointing"

 

And yet, Herr Schwab insists that a global financial, economic, societal reset, and indeed a whole definition of what it means to be human is to be instigated on the very premise of this "pandemic". What such a reset really entails, that the authors hide behind a barrage of words. However, exercising some patience, one does a get an understanding of what is being proposed: The monetization of energy consumption as well as the consumption of all other natural resources through a novel form of global digital currency, overseen and controlled by a system that Herr Schwab calls Stakeholder capitalism,” a collectivist model he first proposed a half-century ago, that positions transnational private corporations as trustees of society (i.e. corporatism, i.e., Mussolini's definition of fascism), and that he deems to be the best response to today’s social and environmental challenges.

Bu da beni DEF'in kurucusu ve başkanı olan Klaus Schwab'ın "Covid 19, Büyük Sıfırlama" adlı kitabına getiriyor. Bu metnin ne kadar tatsız tuzsuz olduğu göz önüne alındığında, baştan sona okuduğumu söyleyemem. Bununla birlikte, epey bir içine girdim. Önce bir iki cümle paylaşayım sizinle ki utanmazlığın boyutlarını görün: "Etkilenen küresel nüfusun yüzdesi açısından bakıldığında, korona krizi (şimdiye kadar) dünyanın son 2000 yılda deneyimlediği en az ölümcül salgındır." (Sayfa 187) . Bu akıl almaz itirafa henüz gelmeden ise, 107. sayfada "2020 ilkbaharında uygulanan sert ev hapislerinin küresel karbon salınımlarına yaptığı etkinin sadece %8 olarak gerçekleşmiş olması hayal kırıcıdır" gibi bir yüzsüzlükle karşılaşıyorsunuz. 

 

Fakat bunlara rağmen Bay Schwab, küresel dev boyutlarda bir finansal, ekonomik, toplumsal sıfırlamanın ve hatta insan olmanın ne anlama geldiğinin tanımının bu "salgın" öncülüne dayandırılması gerektiğini söylüyor. Böyle bir sıfırlamanın gerektirdiği şeyin ne olduğu bir laf kalabalığının içine gömülmüş olsa da, sabırla okudunduğunda önerilenin ne olduğunu anlayabiliyorsunuz: Tüm doğal kaynaklar ve bunların tüketimi üzerinden hesaplanan yeni bir küresel finans sistemi ve bu sistemin efendileri olarak da Herr Schwab'ın yarım yüzyıl önce ilk kez önerdiği, uluslarüstü dev şirketler. Bunların toplumun mütevellileri olarak konumlandırıldığı bir model olan "Paydaş kapitalizm" adlı kollektivist bir sistem (yani korporatizm, yani Mussolini'nin faşizm tanımı), bugünün sosyal ve çevresel zorluklarının çözümü olarak dayatılıyor.

WEF: "You will own nothing but you will be happy." This short video was originally posted on Twitter in 2016. It was removed in November 2020 after having been on Twitter for over 4 years, due to the massive negative reaction that it garnered when it was re-discovered and re-tweeted by a diligent twitter user. However, you can still see the removal information on the WEF twitter account right here: 
https://twitter.com/wef/status/799632174043561984

(Note: The first prediction is of course something that would raise the hackles of any reasonable person: All this stuff we "rent" - who owns it? We own nothing and they own everything?

 

But then until we reach the very last prediction the rest, as far as I am concerned, is nothing but filler stuff. When it comes to this last prediction however, I would advise everyone to stop and give this some very careful consideration - what it is that being said here and what is meant by this: What are Western Values? As far as I know they are the rule of law, human rights, freedom of expression. And these are what the WEF says (or should I come out and say hopes?) will be tested to their limits. And seeing as how, right now today, they are being tested to their limits it would appear that the agenda is right on track.)

DEF: "Hiçbir şeye sahip olmayacaksın ama mutlu olacaksın." Bu kısa video 2016'da Twitter'da yayınlanmış. Azimli bir twitter kullanıcısı tarafından yıllar sonra yeniden keşfedildiğinde ve yeniden tweetlendiğinde aldığı büyük olumsuz tepki nedeniyle 4 yıl sonra Kasım 2020'de ortadan yok oldu. Ancak DEF twitter hesabındaki linke gittiğinizde kaldırdıkları tweet'in bilgisini hala daha görebiliyorsunuz: 
https://twitter.com/wef/status/799632174043561984

 

(Not: Video DEF'in 2030 yılına ilişkin yaptığı 8 adet öngörüyü sıralıyor. Birincisini duydunuz - hiçbirşeye sahip olmayacaksınız fakat mutlu olacaksınız. Bunun hemen devamında "size gereken şeyleri ise kiralayacaksınız (kimden acaba!?!) ve bunlar size drone ile ulaştırılacak" deniliyor. Bundan sonra gelen 6 öngörü çok önemli değil bence, düpedüz propaganda. Kimisi olumlu karşılanacağı varsayılan şeyler - artık organ nakli diye bir mevzu olmayacak zira organları 3D printer'da basabileceğiz, ya da bilim insanları bizi bir Mars yolculuğuna hazır hale getirecekler, ya da ABD'nin artık bir süper güç olmayacağı gibi. Kimisi ise daha sevimsiz meseleler, mesela kuraklık nedeniyle olacak olan göç gibi. Bunların bence tamamı dolgu malzemesi, esas önemli olanlar birinci öngörü ve bir de en sonuncu öngörü, yani 8 numara: Ne diyorlar burada? "Batı değerleri sonuna kadar test edilmiş olacak", sonra da bunu "ama biz gene de demokrasilerimizi korumalıyız" gibi garip bir lafa bağlıyorlar. Peki, nedir "Batı değerleri"? Hukuk Devleti, İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü, değil mi? Yani öngörülen bu değerlerin üzerine kurulmamış olan yepyeni bir ucube "demokrasi" tanımı mı acaba? Ve zaten de şu an artık bunun dünya genelinde yürürlüğe girdiğini gözlemlemiyor muyuz?) 

Authoritarian Responses across the Globe

One country, and within that country one State seems to particularly stand out when it comes to authoritarian responses: Victoria, Australia. However, these reactions go across borders, continents and cultures, few nations are being spared from them. And calling them merely "authoritarian" may be something of an understatement. It seems to me that what we are observing is the unfolding of a full on, quasi global bio-security police state.

 

The incidents in the video clips below are mostly citizen captures that are only rarely, if indeed ever, covered in mainstream or even in most alternative media. They make brief appearances on social media platforms from where they are promptly deleted. So, one has to keep an eye out for them, and even then it is only through sheer coincidence that one sees one.

Küresel Boyutta Otoriter Tepkiler

Otoriter tepkiler söz konusu olduğunda, bir ülke ve bu ülke içinde de bir eyalet özellikle öne çıkıyor: Victoria, Avustralya. Ancak, bu tepkiler sınırları, kıtaları ve kültürleri aşıyor, nasibini almayan dünya halkı hemen hemen yok. Ayrıca bunları sadece "otoriter" olarak nitelendirmek biraz yetersiz kalıyor olabilir. Bana öyle geliyor ki, gözlemlediğimiz şey küresel çapta bir biyo-güvenlik polis devletinin oluşumu.

 

Aşağıda görüntülenenler ana akımda ve hatta alternatif medyada nadiren ele alınan, daha doğrusu hiç ele alınmayan, vatandaş videoları aracılığıyla paylaşılıyor. Sosyal medya platformlarında ise ancak çok kısa bir süre kalabiliyorlar. Yani, eğer bunları takip edecekseniz ciddi bir biçimde bu işin peşinde olmanız gerekir ve o durumda bile, yalnızca tesadüfi bir karşılaşma olasılığınız var.